HPV, deri ve mukozal epitel hücrelerini enfekte eden bir DNA virüsüdür. Günümüzde 200’den fazla tipi tanımlanmıştır. Klinik açıdan iki ana gruba ayrılır:
Düşük riskli tipler (özellikle 6 ve 11): Genital siğillere yol açar.
Yüksek riskli tipler (özellikle 16 ve 18): Servikal kanser ve prekanseröz lezyonlarla ilişkilidir.
HPV enfeksiyonu çoğu zaman belirti vermez ve birey enfekte olduğunu fark etmeyebilir.
Ergenlik döneminde serviksin transformasyon zonu daha dış yerleşimlidir ve metaplastik hücre aktivitesi yüksektir. Bu fizyolojik özellikler HPV enfeksiyonuna duyarlılığı artırır.
Bununla birlikte önemli bir nokta şudur:
Adölesanlarda HPV enfeksiyonlarının büyük çoğunluğu (%80–90) bağışıklık sistemi tarafından 1–2 yıl içinde spontan olarak temizlenir.
Bu nedenle bu yaş grubunda gereksiz agresif girişimlerden kaçınmak önemlidir.
HPV;
Vajinal, anal ve oral cinsel temasla
Cilt-mukoza temasıyla
Nadiren perinatal geçişle
bulaşabilir. Kondom kullanımı bulaş riskini azaltır ancak tamamen ortadan kaldırmaz.
Çoğu adölesan asemptomatiktir.
Görülebilecek durumlar:
Genital siğiller
Hafif sitolojik anormallikler
Nadiren yüksek dereceli servikal lezyonlar
Adölesanlarda invaziv serviks kanseri son derece nadirdir.
Uluslararası kılavuzlara göre:
21 yaş altındaki bireylerde rutin Pap smear önerilmez.
HPV DNA testi, asemptomatik adölesanlarda tarama amacıyla yapılmaz.
Bu yaklaşımın temel nedeni, enfeksiyonun büyük oranda geçici olması ve gereksiz invaziv işlemlerin önlenmesidir.
HPV enfeksiyonuna karşı en etkili korunma yöntemi aşılamadır. Günümüzde kullanılan 9’lu HPV aşısı, hem düşük riskli hem de yüksek riskli tipleri kapsar.
Önerilen yaş aralığı:
9–14 yaş: 2 doz
15 yaş ve üzeri: 3 doz
Aşının cinsel aktivite başlamadan önce yapılması en yüksek korumayı sağlar; ancak daha sonraki yaşlarda da koruyuculuğu devam eder.
HPV tanısı alan adölesan bireylerde kaygı, utanç ve suçluluk duyguları görülebilir. Bu nedenle doğru bilgilendirme ve destekleyici bir yaklaşım büyük önem taşır. HPV enfeksiyonu yaygın ve çoğunlukla geçici bir durumdur; bu mesajın net verilmesi gerekir.
Adölesan dönemde HPV enfeksiyonu sık görülür ancak çoğu vakada kendiliğinden geriler. Gereksiz müdahalelerden kaçınmak, düzenli takip ve uygun yaşta aşılama temel yaklaşımı oluşturur.
Toplumda doğru bilginin yaygınlaştırılması, hem bireysel hem de toplumsal sağlık açısından kritik öneme sahiptir.